Dolar 18,6341
Euro 19,5019
Altın 1.060,16
BİST 5.000,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 9 °C
Az Bulutlu

Prof. Dr. Atilla Kurt , Meme Kanserinde 30 yaş sınırına dikkat çekti

27.10.2021
226
A+
A-
Prof. Dr. Atilla Kurt , Meme Kanserinde 30 yaş sınırına dikkat çekti

Meme Kanserinde 30 Yaş Sınırına Dikkat

Prof. Dr. Atilla Kurt, ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış kadınlar ile hiç doğum yapmamış olanların meme kanserinde riskli grupta yer aldıklarını söyledi.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Kurt, 15 Ekim Dünya Meme Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

 

30 Yaş Önemli

 

Meme kanserinin ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan kanser tipi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kurt, “Meme kanserinin oluşmasının bazı risk faktörleri vardır. Bunları genel olarak sıralayacak olursak; obezite, spordan uzak, fiziksel aktiviteden uzak bir hayat sürdürmek. İlk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış ve hiç doğum yapmamış olanlarda, doğum kontrol hapı veya iğne kullananlarda, erken adet görmüş veya geç menopoza girmiş kişilerde risk yüksektir. Ayrıca menopoz sonrasında hastaların aldığı hormon tedavileri, sigara ve alkol kullanımı meme kanseri riskini artıran faktörlerdendir. Nadir olarak da erkekler de meme kanserine yakalanabilir.” dedi.

Meme kanserinde yaş faktörünün önemli olduğuna değinen Kurt, “Yaşlandıkça bu kansere yakalanma ihtimali daha da artar. BRCA-1 ve BRCA-2 genleri meme kanserine yatkınlığı işaret eder. Bu genlere sahip bireylerde meme kanseri gelişme riski yüksektir. Ayrıca aile meme kanseri olan birinin olması. Hastaları muayene etmeden evvel bu risk faktörlerini mutlaka sorgularız.” şeklinde konuştu.

Meme kanserinin en önemli belirtisinin ağrısız ele gelen kitle olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kurt; “Meme başında ve memede ağrı olması, meme derisinde kaşıntı veya belirgin cilt lezyonu, egzama gibi döküntülü, pullu değişikler, meme başının çekilmesi, meme başında portakal kabuğu görünümü oluşturacak cilt lezyonu, tek taraflı meme başı akıntısı ve koltuk altında ele gelen kitlenin olması. Bunlar meme kanserinin belirtileri olarak kabul edilmekte.” ifadelerini kullandı.

 

Erken Tanı Tedavinin Başarıya Ulaşması Şansını Artırır

 

20 ve 40 yaş arasındaki sağlıklı kişilerin ayda bir kendi kendilerine meme muayenesi yapması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kurt, kişinin hiçbir şikâyetinin olmasa bile 2 yılda bir muayene olması gerektiğini belirtti.

“Meme kanserinde erken tanı tedavinin başarıya ulaşma ve hastanın hayatta kalma şansını arttırır. Erken teşhiste önemli faktör kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir.” diyen Prof. Dr. Kurt konuşmasını; “40 ila 70 yaş arasındaki bayanlarda ise ayda bir kez kendi kendine muayenesinin yapılması, yılda bir de doktor muayenesinin yapılması ve 2 yılda bir de. Mamografi çekilmesi önerilen takip yöntemidir.” sözleriyle sonlandırdı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.