Site rengi

Tasarım

ALTIN 449,54
DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 10 °C
Az Bulutlu

Zamanımız var mı? – Prof. Dr. Orhan Doğan

03.11.2020
20
A+
A-

ZAMANIMIZ VAR MI? – II

 

 

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

Bir önceki yazıda, insanların yaşamın içinde sürekli olarak hareket ettiklerini, bu hareketlerinin belli amaçlarla ilgili olduğunu, yaşarken zamanın nasıl geçtiğinin farkında olunmadığını, yaş ilerleyince “keşke”lerin başladığını veya arttığını belirtmiştim. Kendisiyle veya başkalarıyla ilgili olarak “keşke”siz bir cümle kurmayan yoktur. “Keşke” nedir, ne zaman kullanırız, neden kullanırız, kullanmak zorunda mıyız?

Güncel Türkçe Sözlük’te (Türk Dil Kurumu) “keşke” sözcüğünün anlamı şu biçimde yer almıştır: Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek “ne olurdu” anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz, bari, keşki. Keşke sözcüğü Farsçadır, Türkçede de yaygın biçimde kullanılır.

Keşke sözcüğü hemen her yaşta kullanılır; çocuklar da, yaşlılar da kullanır. Örneğin, bir çocuk “Baba, keşke arabayı kırmızı renkte alsaydın.” diyebilir. Bir genç “Keşke, dün gece dizi filmi izlemeseydim, onun yerine ders çalışsaydım, sınavda daha başarılı olurdum.” diyebilir.

İki örnekte de zaman olarak önceki bir zaman temel alınıyor, geçmişe dönük bir dilek belirtiliyor. Yaş ilerledikçe, doğal olarak yaşanan zaman, yaşantılar, olaylar, pişmanlıklar, özlemler artacaktır. Bu nedenle yaşın ilerlemesi genel olarak keşke kullanımının artmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Bir an durup düşünün, siz “keşke”yi en çok hangi durumlarda ve ne zaman kullanırsınız? Herkesin keşke sözcüğünün kullanma sıklığı ve zamanı değişmekle birlikte, genel olarak bazı doğrular vardır. En çok bir hata yaptıktan sonra, geriye dönüp baktığımızda yaptıklarımızda bir eksiklik gördüğümüzde, yaşımıza göre uygun zamanda yapılacak davranışlarda bulunmadığımızı düşündüğümüzde, geçmişte aynı koşullarda olamayacağımızı düşündüğümüzde keşke anlatımını kullanırız.

““Keşke” anlatımlarının içeriği kişiye göre değişebilir, fakat ortak bir özellikleri vardır: Zaman. “Keşke”li sözler yakın veya uzak geçmişle ilgilidir. Pişmanlık veya özlem temel kaynaklarıdır.

“Keşke”ler bize geçmiş zamanı geri getirebilir mi, aynı koşulları sağlayabilir mi? “Keşke”lerin yararı var mı? Bu sorulara hemen “hayır” yanıtı verebiliriz, kimse de yanlış olduğunu düşünmez. Doğrudur, yararı yok, geçmişi geri getiremez; ama bir yararının geçmişi daha sağlıklı değerlendirmek olduğu söylenebilir.

Bu noktada aklımıza hemen şu soru gelebilir: “Keşke” ile cümleler kurmak zorunda mıyız, o duyguları yaşamak zorunda mıyız? “Keşke” cümleleri özlemle duygusuyla birlikte, kendimize eleştirel bir bakış açısı ortaya koyar. Hepimizin yaşamında hatalar, eksiklikler, kaçırılmış fırsatlar olduğuna göre, “keşke”li cümleler kurmamız bir anlamda kaçınılmazdır. Şunu da unutmayalım, “keşke” diyerek bir özlemi veya pişmanlığı dile getirmek ayıp değildir.

Yukarıda “keşke” ile zaman kavramının ilişkisini kısaca vurgulamaya çalıştım. Burada zamanın hızla geçip gitmesi, geriye getirilemeyecek olması, insanın yaşının artması, önünde görece kısa bir süresinin kalması gibi özellikler önemlidir.

Mademki, “keşke”nin bize belirgin bir yararı yok, geriye dönüp aynı koşulları bulmamız söz konusu değil, özlemlerimizi gerçekleştirmemiz olası değil; o halde ne yapalım?

Yaşam, bizim geçmişimiz, bugünümüz, yarınımız ile bir bütündür. Bunlar geçmişten yarına doğru birbirlerini sürekli olarak etkiler; bu bütünlük iç içedir. Bununla birlikte, geçmişimizi değiştiremeyeceğimize göre, ondan dersler çıkarmak, bugün ve yarın için keşke olasılığını azaltmada ondan yararlanmak uygun olur.

Sürekli olarak geçmişe bakıp “keşke” demek bugünü gözden kaçırmamıza neden olur, yarını planlamamıza engel olur. Çünkü hiç kimsenin “keşke” ile geçirecek zamanı yoktur. Bugünü yaşımıza, konumumuza, koşullarımıza göre yaşamak, o günün hakkını vererek yaşamak yarın “keşke” deme olasılığımızı çok azaltacaktır. Bu durumda yarın geriye dönüp “keşke” desek bile, bu bizim olgunlaşmamızla ve bilgeliğe ulaşmamızla ilgili olacaktır.

Yaşamın ilerleyen yıllarında olgunlaşmayla birlikte bilgeliğe ulaşanlar ya “keşke” demezler, ya da çok az “keşke” derler.

“Keşke”siz bir dünya, “keşke”siz bir yaşam dilerim.

 

REKLAM ALANI
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.