Site rengi

Tasarım

ALTIN 411,97
DOLAR 7,5495
EURO 9,0295
BIST 1.538
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 9 °C
Parçalı Bulutlu

TARIM S.O.S VERİYOR

11.02.2021
14
A+
A-

TARIM S.O.S VERİYOR

Tarım bir ülkenin olmazsa olmazlarının en başında yer alır.

Ülkemizde bu sektör hep lokomotif olmuştur.

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

Cumhuriyetin kurucusu Ulu önder Atatürk : “ Milli ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki tarımda kalkınmaya büyük önem vermekteyiz.” diyerek tarıma verdiği önemi göstermiştir. Hatta ulu önder tarımla geçimini temin eden köylü hakkında da “ köylü milletin efendisidir. “ demiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında hem tarım da hem de sanayide büyük devrimler gerçekleştirilmiştir. Halkın eğitilmesine önem verilmiş okullar açılmıştır.

Vatandaşın neye ihtiyacı varsa, çağın gerekleri neyse o alanda kurumlar kurulmuştur. Böylece ülke çok hızlı bir gelişme hızına kavuşmuştur.

Tarım alt yapılı sanayi bu gelişmede kendine ait önemli bir yer edinmiştir.

Milyonlarca hektar tarla ekilmiş ülke dışarı ihracat yapar hale gelmiştir.

Zaman geçtikçe bozulan dengeler tarımı liderlik koltuğundan indirmiştir. Milletin efendisi olarak gösterilen köylü şehirlerde kurulan fabrikalarda asgari ücretle çalışmak için evini-köyünü terk ederek şehre yerleşmiştir.

Köy nüfusu azalmış şehir nüfusu ise patlamıştır.

Kısa vadede şehre yerleşen insanımızın hayatı ve standartları daha yüksek bir hale gelmiştir. Şehre geldik ev, araba sahibi olduk, çocuklarımızı iş sahibi yaptık vs…

Aslında bunlar doğruydu.

Acı olan köyde tarım yaparken ve gittikçe fakirleşen-fakirleştirilen çiftçinin bunlara ulaşmasının hayal hale getirilmesidir. Milletin efendisi olması gerekirken apartmanda kapıcı, fabrikalarda asgari ücretli işçi olan bir durum.

Kim istemezdi doğduğu topraklarda toprağını işleyip üç beş tanede küçükbaş ve büyük baş hayvan sahibi olmayı. Ama insanın tabiatında kazanmak vardır. Kişi kazanamadığı işi yapmaz.

O zaman aklımıza şu soru gelir: Kazandırmayan ne-kim?

Dış güçlerin ülkemizde olmasını istediği bir manzara ile karşı karşıyayız. Dışarıdan tahıl ve bakliyat ürünleri ithal eden bir Türkiye. Yer yer saman dahi dışarıdan geliyor, hayvan sayımız çok azaldı. Dışarıdan getirtilen sığırları ise unutmadık.

Uygulanan yanlış tarım politikaları ülkeyi acı faturalar ile karşı karşıya bırakmaktadır. Boşalan köylerden söz edelim. 5-10 kişilik köyler…

Ve tarımı bilen insanımızda azalıyor. Çünkü gençler topraklarından soğutuldu, koparıldı. Gençler tarım ile meşgul olmak istemiyor. Zaten kazancı az. 60 yaşın üstünde olanlar ekim yapıyor, onlar toprağın dilinden anlıyor. Onlarda elden avuçtan düşmek üzere.

O zaman ne yapacağız?

Devlet acilen bir şeyler yapmalı.

Proje falan filan…

Bunları ne o köylüler anlayabiliyor, ne takip edebiliyor ne de yapabiliyor.

Devlet gençleri köylere hızlıca döndürmenin formülüne odaklanmalıdır. SGK, emeklilik, hibeler, alım garantileri, bürokratik işlerin azaltılması, ürünlerin işleneceği tesislerin kurulması… gibi

Tarım il müdürlükleri de eskiden Toprak –Su Müdürlüklerinin yaptığı gibi toprakların analizlerini periyodik yaparak- ayağına giderek çiftçiye hem yön vermeli hem de her türlü desteği sağlamalıdır.

Köylü tarım sigortası yaptırabilirse emekli olabiliyormuş. Ben birkaç gün önce Sivas merkez köylerinden birine gittim. 61 yaşında bir köylümüz 550 TL engelli maaşı alıyor. 750 gün SGK primli günü var. Emekli olamıyor. Evi buz gibi, kömür yok. Neden primlerini yatırmadın dedim. 70 dönüm icar ile yer ekiyordum. Karnımıza dahi doyuramıyorduk, Hatta icar parasını bile veremediğim günler oldu, Bazen çobanlık için başka köylere dahi gittim, ancak bu kadar yapabildim dedi. 3600 prim gününe ulaşabilirse emekli olabilecek. Bu ise mümkün gözükmüyor.

Hal bu işte.

Selam ve dua ile.

 

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.