Site rengi

Tasarım

ALTIN 448,82
DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sivas 10 °C
Parçalı Bulutlu

Saatte Ayar İktisata Denge – Prof.Dr.Zekai ÖZDEMİR

03.11.2020
20
A+
A-

Saatte Ayar İktisata Denge,

Romanın ikinci kahramanı Halit’e soyadı olarak “Ayarcı” isminin konulması son derece manidardır. İktisadın önemli kavramlarından olan “denge”  kavramının yerine “ayar” kavramının kullanıldığı düşünülürse romanın ilk iktisadi motifi göze çarpar. Özellikle “zaman” ve “ayar” kavramlarının, iktisatta, dönemler arasındaki birey-birim dengesinin tartışıldığı iktisadın neo-klasik dönemi akla geirmektedir. Alaturka saat ayarı veya alaturka zamanın işaretleri olan Şeyh Ahmet Zamani, Halit Ayarcı ve Muvakkit Nuri Efendi neo- klasik iktisat ilkelerinin Türkiye’de ilk işaretlerini verdiği hemen fark edilmektedir. Yine Türkiye’nin “Greenwich zaman” veya “Alafranga zaman” ayarına geçişi, Türkiye’nin, planlı dönem iktisat politikalarının (1960), iktisâdi dengelerine geçiş sürecine rastlamış olması oldukça dikkat çekici bir olgudur. Bu ilk tespitlerin ardından veya hemen sonrasında Van Humbert’in isimli bir yabancının romanın ilk sayfalarında anılması, Türkiye’nin iktisat politikalarının batılılaştırma çizgisinde Greenwich zamana veya Alafranga iktisat politikalarına önem vermesinin doğal kaynağı gibi algılanmalıdır.

Alaturka saatten Alafranga saate geçişe bakıldığında Tanpınar’ın, Saatleri Ayarlama Enstitüsü için klasik Osmanlı iktisadından neo-klasik Batı iktisadına geçişin romanı denilebilir. Zamanın dervişçe yönetiminin hâkim olduğu dönemin “Halit Ayarcı” mahlasına gizlenmiş olması ve batılı Van Humbert’e değil topluma verilmiş bir uyarı olarak kabul edilmelidir. Yani Şeyh Ahmet Zamani’nin mezarının aranması aslında ölen veya yıkılan Osmanlının mezarının mı aranmasıdır? Daha açık bir ifadeyle aranan türbe mi, zaman mı, yoksa yıkılan Osmanlı’nın mezarı mı yoksa, yeni kurulan Cumhuriyetin  iktisat politikası mı veya iktisatta zaman mı, bilinmez ama kurgulanabilir.

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

Romanın hemen ilk on sayfasında rastlanan bir iktisadi mit daha vardır. O da şu cümleye gizlenmiştir;Veblen’in “Şöhret, afet olduğu kadar da vesile-i rahmettir” (s. 9).Bu cümlede Veblen’in Aylak Sınıf Teorisini, hatırlatıyor.Bu bağlamda Tanpınar’ın edebi bir uslüpe yazdığı bu cümlenin, iktisat bilgisi olan her okuyucuya Veblen’i hatırlacağı açıktır. Yine, “aşçı-kalfa” söyleminden “villa saati” kavramına ulaşılmış olması belki de zaman yönetimiyle “gösterişli tüketim” ilişkisinin, Türkiye’deki ilk işaretinin bu romanda karşılaşıldığı fakat aylak sınıfının da bazen kendi kahvesini kendisinin yaptığı oldukça naïf bir şekilde anlatılmıştır.

“Biz kendi âleminde yaşayan insanlarız.Her şeyimiz kendimize göredir” (s. 9) cümlesi batılı Van Humbert’in gelişine bir baş kaldırış olarak değerlendirilebilinir. Daha açık ifadeyle ona biz milli ekonomi politikasıyla  kalkınmayı amaçlıyoruz demek istemiş ve bu cümleye de sanki yerel kalkınma politikasını gizlemek istemiştir. Buna ilaveten onu kendi insanını denetlemeye gelmiş gibi görüp, özellikle üretim ve tüketim kültürünü ve zamanı, nasıl yöneteceklerini batılı bu aydına esrarlı bir şekilde anlatmaya çalıştığı şeklinde yorumlanabilinir.

Bu arada Tanpınar’ın “Doktor Turgot” ismini (s. 14) kullanması oldukça ilgi çekicidir. Bu isim iktisat teorisinde önemli bir şahsiyet olan Fizyokrat okulunun kurucusu Dr. Turgot olabilir mi? Şayet bu Dr. Turgot iktisatçı Turgot ise romanın iktisâdi motifi, romanın neşredildiği yıllardaki tarım sektörünün önemine işaret etmek için olabilir mi? Ayrıca Necker ve Schacht’ın (s. 14) Avrupalı meşhur bankacılar olması tesadüf olarak değil, şuurlu bir şekilde seçildiği düşünülürse romanın bir iktisat romanı olması temellerinin atılmaya çalışıldığı kesindir. “Para işlerinde memnuniyetsiz halkı” (s. 14) cümlesiyle bu ünlü Batılı bankacıların isimlerinin aynı sayfada olması rastlantı olamaz. Yine romanın neşredildiği 1954 yılı düşünüldüğünde paranın yönetimi için bankacılığın gelişimine işaret edildiği akla gelir. Bu basit ve biraz kapalı cümle dahi romanın iktisatla ilişkisini açık ve net bir şekilde kurmaktadır.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.